imageDemir Adam bir gelişimsel basamağı daha atladı ve artık memeyi tam olarak bıraktı… Bıraktı ama ne duygusal çalkantılar, ne krizler…. Meme için hiç ağlamadı ama tencereden çorba içeceğim, dedemin bardağından su içeceğim, banyoda musluğu açıp kapatacağım diye ne krizler yarattı, ne göz yaşları döktü… Hepsinin altında bir yoksunluk duygusu vardı biliyorum… Ama ana yüreği işte uzmanlık dinlemiyor… çook çok üzüldüm ama mecburduk bu süreci yaşamaya…
Hedefim Demir’in 2. Doğum gününden sonra emzirmeyi bıraktırmaktı. Öyle pat diye bıraktırmak ya da iğrendirerek bıraktırmak bilim dalıma ters olmakla birlikte bana da tersti. Çünkü tam 2 yıl büyük bir aşkla emdi, emerken sevdi, emerken uyudu… Acıktı emdi, korktu emdi, canı istedi emdi… Böyle bir aşkın hüsranla bitmemesi gerekiyordu… Yani bir şey sürüp acı oldu desem ya da yara oldu desem incinirdi, üzülürdü… Dolayısıyla her işimde olduğu gibi okudum okuduuum. Ama her şeyi okudum. Blogları, makaleleri, kitapları, magazinleri… Sonuç olarak kendim ve oğlum için en uygun yolu seçtim ve aşamalandırdım. 2 ay süren yavaş yavaş bir memeden ayrılma süreci yaşadık… Şimdi sizlerle yaşadığımız bu süreci aşama aşama paylaşacağım:
1. Aşama
Önce Demir gün içerisinde ne sıklıkta emiyor belirledim. Aslında bunu belirlemek çalışan bir anne olduğum için pek de zor değildi çünkü sabah uyanınca , öğle aralarımda, akşam eve gidince, yatarken, geceleri de 2 kere uyanıyor ve emiyordu… Önce öğle arası eve gidip emzirmeleri kestim. En sancısız geçen süreç buydu sanırım. Beni hiiç görmediği için hiç de sorun yaşamadı küçük Bey. Ama hafta sonu emerek uyuttuğum için öğle uykusuna yatırmak çok zor oldu. Saaat 13.00’da uyuyan oğlumla saat 15.00’a kadar uyuyamadı. Çünkü emmeden nasıl uyuyacağını bilmiyordu… Yatakta kitap okuduk, şarkı söyledik, döndük durduk ama bir türlü uyuyamadı. Uyuyamadıkça huzursuzlandı, ağladı, meme dedi emme dedi. Memeye dokundu olmadı, baktı olmadı… O gün gerçekten duygusal olarak da zordu.. en son balkondaki salıncağa gittik. Neyseki o salıncak varmış. Orda kucağımda sallanırken 3 dakika içinde uyudu… işte o günden bir kare…

image

Çok yorgun ve çok üzgündüm. Tek istediğim vardı hemen akşam olsa da emzirsem… Pazar günü daha kolay oldu öğen uykusu birlikte yatağa gittik, emmek istedi ama olmayınca memeye baktı, oynadı, kitaplara baktık, sonra mucize gibi sırtını döndü ve uyudu… İşte o gün dedim ki bu çocuk bırakmaya hazır da ben değilmişim…
2. Aşama
Öğlen emzirmeyi kestikten 15 gün sonra ise akşam eve gidince emzirmeyi kestim ki aslında en zorlandığım kısımlardan biri bu oldu. Çünkü gün boyu birbirimizi çok özlüyorduk ve bu anlar “birbirimize merhaba, seni çok özledim” demenin bir yoluydu aslında… her meme dediğinde “oğlum meme burada” dedim. Meme onu bıraktı gitti hissiyatını yaşamaması için her sorduğunda “meme burda oğlum, dokunabilirsin” demeyi ihmal etmedim. İşten eve geldiğimde ilk 3 gün çok ısrarcı davrandı istedi istedi… Ben de direndiiim direndim… Sonra ki 3 gün işten gelince kucağıma bile gelmeden uzaktan “meme?” diye sordu. Aynı cevabı alınca sırtını döndü gitti. Kendisine bir 15 dakika dokunmama izin vermedi. Ama ben bu duruma hazırlıklıydım ve bu süreçte hep farklı bir etkinlikle eve gittim. Demir boya yapmayı, parmak boyasından baskı yamayı ve arabaları çok sever. O sevdiği aktivitelerden her gün orjinal bir etkinlik yarattım ve hemen bana yaklaştı. Her gün o yatana kadar oyunlar, şarkılar, danslar… böylece akşam eve gelince öğününü kesmiş olduk. Tam 20 gün sonra ben eve gelince “meme?” sorusunu bıraktı…
Üçüncü aşamaya geçmeden önce burada önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Gündüz emmeyi bıraktıktan sonra -ki gördüğünüz gibi bu 1 aylık bir süreç- Demir geceleri kesintisiz uykuya geçti. En çok endişe duyduğum konu gece uyanınca memesiz nasıl uyutacağım noktasındaydı. Gece uyansa bile, sırtına yavaşça dokunup “oğlum burdayım, burdayım bitanem” dediğimde gözünü açmadan mızırdansa da uyumaya devam etti. Aşamalandırmanın en büyük faydasını burada gördüm.
3. Aşama
Sabah bizim oğlan 06-06.30 gibi uyanır gibi olur annesi onun ağzına memeyi verdi mi 07.30-08.00’a kadar uyurdu. Artık gece boyu da emmediği için sabahları memeden kesme süreci de gözümde büyüyordu. Fakat hiiç korktuğum gibi olmadı ama sabah emzirmediğim için ilk 3 gün sabah 06.30’da kalktık ve dans dans… Yeter ki gönlü olsun minik yavru kuzumun. “meme burda oğlum ama süt yok!” cümlesini duyuca hemen yataktan kalkıp, beni de elimden çekip hemen salona götürüyordu. Artık, resim, dans, şarkı, araba yarışı, top aklına ne gelirse onu oynuyorduk. 3 gün sonra uyku süresi eskisine döndü ve sabah dansları sona erdi…
4. Aşama
En zoru en sonuncusunu kesmek. Çünkü artık anne olarak benim de vazgeçmem gerekiyordu… Minik kuzumla en özel anlarımızdı. Bütün gün sadece o değil aslında ben de bekliyordum O’nu emzirmek için. Uzuun uzun emer sonra sever, sonra da kasını kaldırıp “annneeee” derdi öyle içten, öyle güzel, gözleri çakmak çakmak…
O gün işten geldikten sonra önce Demir’e sonra anneme, sonra da kırmızı oyuncak arabaya “Biliyor musun memede süt bitmiş artık gece meme yok” dedim. Demir çok oralı olmadı ama gece yatma saati gelince başladı “meme memeee” demeye. Hep aynı cümleleri tekrarladım “oğlum meme burda, dokunabilirsin, bakabilirsin ama sütü bitti emmek yok” tabi mızmızlandı ama ağlamadı. Zaten gün içerisinde çok oynayıp yorulduğu için memeyle oynayarak 10 dakika içinde uykuya daldı… Sonra ki 4 gün gene her gece aynı cümleler kuruldu, aynı tablo yaşandı… Ben Demir sadece sözel olarak değil fiziksel olarak da ısrar eder, gelir üstüme çıkar memeyi emmeye çalışır, yakamdan çekiştirir sanıyordum ama öyle olmadı. Yakamdan çekiştirse de sadece baktı ve dokundu…

image

Evet az öncede yazdığım gibi bugün 12. Gün böylelikle meme bırakma macerası sonlandı sayılır.Bir kaç önemli noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle meme bıraktırma aşamasında, özellikle gece bıraktırma aşamasına geldiğinizde, çocuğunuza mutlaka açık hava aktivitelerine, bol koşturmacalı, bol oksijenli ve elbette eğlenceli aktiviteler sunun. Birlikte daha çok zaman geçirmeye ve oynamaya dikkat edin. Ne oynadığınızın bu noktada önemi yok. Önemli olan çocuğunuzla birlikte hoşça vakit geçirmeniz. Amaa unutmamanız gereken en önemli şey çocuğunuzda bir süreliğine huy değişiklikleri olabilir. Örneğin Demir bazen çok inatçı olsa da ben O’nun inadını hep kırabilişimdir. Ama gece emmeyi bıraktığı ilk 3 gün “neler oluyor benim çocuğuma” dedim. Ne ağlama krizleri yaşadık hiç umulmadık durumlarda bir bilseniz. Çook çok zor ama sakinliği korumak lazım. Her ağlama krizinde- ki hiçbiri meme diye olmadı aslında ama altta yatan neden oydu- ona sarıldım sıkı sıkı, kendini geriye doğru attı, dikkatini dağıtmak için en sevdiği şeyler bile kar etmedi. Ağladı ağladı… Hep O’nu çok sevdiğimi, yanında olduğumu söyledim ama benim de sinirlerim gerildi ve bunu yavrumun hissetmemesi gerekiyordu…. ikinci gece Demir uyuduktan sonra o kadar çok ağladım ki…Netice de bu benim de meme bıraktırma sürecim. Hem memeden ayrılma süreci yaşanıyordu, he de çocuğum O’na dokunmama izin vermiyor ve hırçınlaşıyor, mutsuzlaşıyordu… İlk 3 gün her günün en az bir krizi oldu. Her gün okulda arkadaşlarıma danıştım bende. Evet bir uzman olabilirim ama kendi çocuğumun annesiyim. Bana hep aynı şeyleri söylediler, sakin ol geçecek, normale dönecek… Vee biliyor musunuz 4 gün! Sihirli 4 gün! 4 gün sonra Demir eski Demirime döndü…

image
Bugün 12. Gün hala arda bir soruyor… Özellikle uyku bastırınca… Bir yoklama alıyor meme hala orda mı diye☺ Memenin bir yere gitmediğini yerinde durduğunu görünce bazen oynayarak, bazen de kitap okuyarak uykuya dalıyor…
Gördüğünüz gibi bu süreç aslında henüz bitmedi. Çünkü bir davranışa tam olarak kazanıldı diyebilmek için üzerinden en az 3 hafta geçmesi gerekir ki bu çocuktan çocuğa değişir. Bilimsel olarak böyle Demir için nasıl olacak göreceğiz…
Bir diğer noktaya da değinmeden geçemeyeceğim. Çoğunuzun okuduğu ve beğendiği “anneler makine değildir” yazımı bu “emzirmeyi bırakan anne” halet-i, ruhiyesiyle yazmıştım. Çünkü eşiniz ağzıyla kuş tutsa size yaranamıyor bu süreçte. Memeyi bıraktığımızın 3. günüydü Demir ağlıyordu ve ben O’nu sakinleştirmeye çalışırken bir de ne göreyim. Eşim çekirdek çitliyor!! Eşime döndüm ve dedim ki “köşe yastığı doğurmadım ama köşe yastığı ile evlenmişim” Demir uyuduktan sonra evde ne kadar çekirdek varsa hepsini çöpe döktüm. Oysa ki benim eşim son derece anlayışlı ve yardımsever bir kocadır. Ev işi, çocuk bakımı hep bana yardımcı olur. Hayat bizim evde gerçekten müşterek. Ama o süreçte sinirler çok geriliyor. Lütfen önceden eşinizle konuşun sizi alttan alsın. Çünkü hormonlarınızın beyninizi ele geçirdiği günleri yaşıyorsunuz.

image
Bazen babalar da çocukları sakinleştirebiliyorlar, uyutabiliyorlar. Fakat biz de bu süreçte babası Demir’i sakinleştiremezdi. Çünkü Demir sürekli ağlamaklı “annee, annniiii” diye peşimde geziyordu… Eğer sizin evin babası çocuğunuzu bu süreçte eyleyebiliyorsa yapın kendinize bir kahve derim;) Peki sütüm kesildi mi? İlk 3 gün elimle sağdım ve bardakla Demir’e içirdim. Çünkü deli gibi ateş basıyordu, çok rahatsızlık hissediyordum. 3 gün sonunda bu hisler kaybolunca sağmayı bıraktım. 9 gündür hiç bir sıkıntı yaşamıyorum ve hiç bir ilaç kullanmadım kesilsin diye… Aşamalandırmanın en büyük faydalarından birisi de bu oldu sanırım. Süt de yavaş yavaş kesildi…
Veee asıl önemli soruya gelelim12. Günün sonunda ben nasılım? Gece uykuya yatırınca o kadar emzirmek istiyorum ki… Şimdiden özledim o emerken terli saçlarını geriye doğru elimle okşamayı… sıkı sıkı sarılmayı… İlk 4 ay emzirmeden hiç bir zevk almasam da gerçekten sonrası çok büyük keyifmiş… Oğlumla aramdaki en özel paylaşımlardan biriymiş… Binlerce kere şükürler olsun o 1940 gr’lık bebek emdi ya 2 yıl… Büyüdü yaa… çok şükür, bin şükür…

Paylaşmak İçin Tıklayın
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrEmail this to someoneShare on LinkedIn