Eğer  bir bebek sahibiyseniz bilirsiniz ki kendinize ayıracak dakikanız kalmaz, çünkü bebekler filmlerdeki gibi saatlerce uyumaz!!! Hıııı uyuyanı yok mudur, vardır ama o uyurken de siz onun için bir takım faaliyetler içindesinizdir. Ne yapacağınızı şaşırırsınız acaba ev mi toparlanmalı yoksa çamaşırlar mı yıkanmalı, biriken ütüler ne olacak, eee evde yemek de yok, yoksa bir kahve alıp ayakları uzatıp uzun zamandır izleyemediğiniz dizi mi izlenmeli, boş boş televizyona mı bakmak en iyisi, yo yooo en iyisi internette gezinmek , biriken binlerce maili temizlemek ya da uyumalı mı acaba???? Eyyyy sen bebek sahibi olmayı düşünen kişi “ben çocuğumu hayatıma dahil edicem onun için hayatımı değiştirmeyeceğim. Gideceğim her yere götüreceğim, bla bla bla…” diyorsan bilki gerçekler öyle değil…  Düşün ki hafta sonu arkadaşlarınla brancha gidiyorsun..  Evden çıkma faslına hiç girmeyeceğim o başka bir postun konusu olsun! JEvden eşin sen ve bebeğiniz Pazar kahvaltısı için çıktınız. Yolda koltuğunda oturmak istemedi, ağladı… Aldınız ve emzirdiniz bir taraftan da dua ettiniz “Allah’ım noluuurr uyusun” evet dualarınız kabul oldu ve uyudu.. Hedef noktasına vardığınızda eşiniz arabadan indi bebeğinizin arabasını çıkartmak için bagaj kapağını açtı, arabayı çıkarttı veee bagaj kapağının kapanma sesine bebeğiniz uyandıııı!!!! Tırınırınımmm round 1 bu bebeğin sakinleşmesi lazım!! Tekrar taktınız önlüğü emzirmeye başladınız.. Neyse ki sakinleşti ama artık o uyanık bir bebek… Neyse birsürü araştırma yapıp, bir dünya para vererek aldığınız arabasına bebeğinizi koydunuz, arkadaşlarınızın yanına ulaştınız.. Herkes bebeğinize bayılıyor, “ayyy ne şeker”, “ayyy yeriiiim ellere bak”, “ayyy bu kıyafete bayıldım” gibi yemeli yutmalı sevgi sözcükleri havada uçuşuyorJ Sonra bebeğiniz kucaktan kucağa sevgi  sözcüklerini kabul ederken birden küçücük midesindekileri çıkarıveriyor!!! Round-2 bebek bakım odasına gidip üstünün değiştirilmesi lazım. Tabi gittiğiniz yerde bebek bakım odası varsa! Neyse bebek bakım çantanızı kolunuza takıp, bebeğinizi de alıp yola düşüyorsunuz. Bebek bakım odasında bebeğinizin ihtiyaçlarını giderdikten sonra tekrar masaya dönüyorsunuz. Oooo bir muhabbet başlamış, kahkahalar gırla gidiyor. Garson sizin de çayınızı getiriyor, siz de bebeğinizi arabasına koyup kahvaltıya başlama arzusuyla yanıp tutuşuyorsunuz. Round 3 bebek arabasına koyduğunuz bebeğiniz ağlamaya başlıyor!!! Eee tabi o orda ağlarken siz tabağınızı dolduramayacağınız için, minicik yavrunuzu kucağınıza alıp başlıyorsunuz restoranda gezmeyeJEeee karnı tok, altı temiz sadece yatmak istemiyor küçük melek… Neyse eşiniz kahvaltısının bir bölümünü bitirene kadar siz bebeğinizle “aaa bak oğlum burda ne varmışşşş!!”  “uzunmuuuşş, kırmızıymıışş, ayyy ne tatlıymışşş” gibi tanıtıcı cümlelerle bebeğinizle geziniyorsunuz… Arada masanıza dönüyorsunuz, azıcık da olsa sohbeti yakalamak umuduyla.. Tabi oturabiliyor musunuz hayır! Ayakta “hopbidi hopbidi” modundan, “eeee eee eee” moduna geçiş yaparak eşinizin ağzınıza verdiği lokmaları yutuyorsunuz. Sonra baba bu halinize dayanamayıp yanınıza geliyor “hadi sen otur bi şeyler ye” diyor. Siz de sonunda tabağınızı doldurup masaya oturuyorsunuz ve başlıyorsunuz sohbete “ayy gündüz hiç uyumuyo”, “dün bir kahkahalar attı bak videosunu izleteyim”, “Geçen gece bir gaz sancısı oldu sabahı zor ettik”…. “Acaba sütüm mü azaldı daha çok emmek istiyor”… Gördüğünüz gibi sohbetinize de doyum olmuyor Jsonra bir ağlama sesi yanınıza doğru yaklaşıyor.. Round 4  bebeğinizin size ihtiyacı var ve emmek istiyor.. Hadi bakalım tekrar bebek bakım odasına, emzir, altını değiştir derken yarım saat geçiyor… Tekrar masaya gelip arabasına koyup sallayarak uyutmayı deniyorsunuz ama olmuyor olmuyor olmuyoooorrr!!! Bu arada arkadaşlarınız birer kahve söylemiş, sohbetin doruklarındalar… Round 6 bebeğiniz uyumadığı gibi sakinleşmiyor da!! Sakinleştirmenin tek yolu vaarrrr!! Hadi bakalım bebek bakım odasına…. İsterseniz burada senoryomu bırakayım. Tabi tam tersi de olabilir, arabadan inerken uyanmayıp uzun bir uykuda çekebilir. Ama bu uyku sizin orada ki tüm zamanınızı kaplayamayacağı için birkaç kere emzirme ve alt değiştirme faaliyetlerine girişmek zorunda kalırsınız. Sonuç olarak ne karnınız doyar ne ruhunuz…Şimdi söyleyin bakalım hayatınız eskisi gibi devam ediyor mu etmiyor mu? Ben o çok büyük büyük laflar edenlerdendim “Aman canım bebekle evden çıkmak da ne var alır çocuğunu çıkarsın!!!!” “ Çocuk sosyal aktivitelerinize engel olmamalı, hayat eski rutininde devam etmeli!!” Eveeet öğrendim ki “annelik tükürdüğünü yalama” sanatıymış!” Tabi bir şey daha öğrendim ki dünyada kimseleri böyle sevemezsin… yok böyle bir aşk…Hem canınıza okuyor hem de onun için yanıp tutuşuyorsunuz… Alın size ebedi aşk….

Demir biz bunları yaşarken 3-4 aylıktı.. Her dışarı çıkışımızda bir daha çıkmayacağım diyerek eve dönüp, 3. günün sonunda hadi bir kere daha deneyelim diyordum:) Şimdi Demir 9. ayını tamamladı (Düzeltilmiş 8 ay) çevreye olan ilgisi, oturma süresi arttı, uyku süresi kısaldı!!! Şimdi nasıl mı? Cevabı Vol. 2’de :))
Sevgiler…

 

Paylaşmak İçin Tıklayın
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrEmail this to someoneShare on LinkedIn