Birkaç ay önce farklı editörlerden kitaplarına bölüm yazmam için çeşitli teklifler aldım. Asla kıramayacağım hocalarımın bu isteklerine elbette büyük bir mutlulukla olumlu yanıt verdim. Ama şimdi başımı kaşıyacak vaktim kalmadı gene! Hep yazarken “aaaa bunu blogumda yazayım” dediğim bissürü konu geldi aklıma. Bunlardan ilki çocuklarımızın hayatındaki “Teknoloji” yani televizyon, telefonlar, tabletler…
Bissürü kaynak okudum, araştırdım. Malum bizim oğlan da tablete, telefona ve televizyon kumandasına çok düşkün! “Ayyy bizimkinin bunlara hiiiçç ilgisi yok!” diyen annelerden olmak istedim ama maalesef! Tek çözüm televizyon açmamak, bilgisayarı açmamak, tableti ve telefonu elime almamak! Peki soruyorum size bu mümkün mü?
Araştırmalar bebeklik dönemi olarak adledilen 0-2 yaş arası dönemde çocukların bu teknolojik araçlardan uzak tutulması gerektiğini, 3-6 yaşlarında ise günde sadece 13-20 dakika bilgisayar/tablet benzeri araçlara izin verilmesi gerektiğini yazıyorlar. Biraz az değil mi dediğinizi duyar gibiyim!! Sizlerle aynı fikirdeyim bence de biraz az… Ama gene bu araştırmalar diyor ki çocuklarınızı erken çocukluk döneminde çok fazla teknolojinin esiri yapıp, bunları “elektronik bakıcı” olarak kullanırsanız ilerde çocuklarınızda sosyal uyum problemleri, odaklanma problemleri, postür problemleri görebilirsiniz.
Durun hemen panik yapmayın! “Eyvaaahh bugün tam yarım saat tabletle oynadı” düşüncelerini yazarken hissediyorum. Çocukların gelişimi ve psikolojileri bu kadar da pamuk ipliğine bağlı değil. Üst üste hep aynı durumla, yoğun bir şekilde karşılaşırlarsa gelişim olumsuz etkilenebilir. Panik yok! Süre konusunda ise kendi yaptığım bir araştırma yok ben başka araştırmacıların yalancısıyım! Ama unutulmaması gereken en önemli nokta çocukları elektronik oyunlara alıştırıp, açık hava aktivitelerinden, birlikte oynanan oyunlardan, keyifle yapılan etkinliklerden uzaklaştırmamak. Tablet asla ve asla parkta oynamanın önüne geçmemeli, tercih etmesi gerektiğinde parkı tercih eden çocuklarımız olmalı bence…
Evet tabletler çok eğlenceli ve eğlenirken öğreten bir sürü uygulama var. Asla ve asla karşı değilim! Ama çocukların tüm zihnini ele geçirecek kadar maruz bırakılmaması gerektiği de bir gerçek.
Artık bilgisayar çağındayız. Çocuklarımızı bu teknolojik araçlardan ne kadar uzak tutabiliriz ki. Ama  onlar tablet/bilgisayar başındayken mutlaka yanlarında olalım. Nasıl ki minicik çocuklarımızı başıboş sokağa bırakmıyoruz, sanal ortamlarda da asla yalnız bırakmayalım! Bir “tık”la pornografik görüntülere maruz kalması hiç zor değil! Ya da tabletinize tanımladığınız kredi kartı şifrenizle oynadığı oyundaki tavşana binlerce havuç alabilir. Mutfak masrafı çok kabarır ona göre!!
Bir gün kuaförüm saçımı yaparken, bir taraftan da telefonla konuşuyordu. “Göktuğ dediğiniz daha 6 yaşında hanımefendi nasıl hisse senedi alır” dediğini duydum. Benim kuaförün oğlu internette başıboş gezinirken, bilgisayara tanımlı kredi kartıyla, hisse senedi alıyo! Çocuk daha okuma yazma bilmiyor bir düşünün tehlikenin boyutunu! İnternette kimlerle karşılaşabileceğini, nelerin olabileceğini…
Allah hepimizin yavrusunu korusun. Ama işi Allah’a havale etmeden önce biz yavrularımız koruyalım ve onları asla sanal ortamlara kolayca ulaşabilecekleri durumlarda yalnız bırakmayalım…
Demirle ne mi yapıyorum? Demir telefonun açma kapama düğmesine, televizyondaki reklamlara, tablette ki kayan görüntülere çok meraklı. Bunlardan ben vazgeçemiyorum. Çocuğum model alma evresine, biz ne yaparsak onu yapıyor. Ben de onunlayken telefonu ve tableti elime almamaya gayret ediyorum. Zaten alınca da Demir’in eline geçiyor o ayrı! Televizyona gelince, ben pek TV düşkünü değilim, olmasa da olur, babası da genelde belgesel izler. Belgesel de bizimkinin ilgisini çekmiyor! Ama arada reklam çıktı mıııı hipnotize oluyor! Arada izliyor reklam ne yapalım! Kötüden örnek olmaz! 5 dk falan da çizgi film izliyor…
Akademik kimliğimden sıyrılarak birkaç cümle yazmak istiyorum: Bazen biraz rahat bırakmak lazım, 10 dakika reklam izledi diye çocuklar otistik olmaz. Ya da tablette oyun oynadı diye (oyunun niteliği önemli) sosyal uyum problemi yaşamaz. Ama siz ne kadar yasaklarsanız, o kadar tatlı gelir. Sınırlar olmalı ama esnekliği de olmalı. Ne saatlerce teknoloji esiri olsunlar ne de uzak kalsınlar.
Şimdi de akademik kimliğimle yazıyorum: Çocuklarınıza 0-2 yaş döneminde televizyon izlettirmeyin. Tablet/bilgisayar gibi teknolojik araçlardan uzak tutun. Onların yaydığı elektromanyetik alan bile çocuğun gelişimi için olumsuz bir ortam oluşturur. 3-6 yaşlar arasında 13-20 dakika ile bilgisayar kullanımını kısıtlayın. Aksi taktirde okula başladığında bilgisayarlarda ki renkli ve sürekli değişen grafiklere alışan çocuğunuz, geleneksel öğretim sistemi içinde öğrenme ve odaklanma problemi yaşayabilir…
Her çocuk farklı ve kendine özel… Her aile farklı bir yapıya sahip…
Çocuk sizin, karar sizin…
Sevgiler….

 

Paylaşmak İçin Tıklayın
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrEmail this to someoneShare on LinkedIn